Röportaj Metinlerinde Yer Alan Sözlü Dil Özelliklerinin Türkçe ve Almanca Metinlerde Karşılaştırmalı İncelenmesi


Creative Commons License

Delener M.

DİYALOG. Interkulturelle Zeitschrift für Germanistik, cilt.14, sa.1, ss.56-75, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, Türkçe ve Almanca yazılı röportajlarda sözlü dil özelliklerinin hangi göstergelerle ve ne ölçüde korunduğunu karşılaştırmalı olarak inceler. Veri seti, teknoloji, eğitim, kültür/sanat ve güncel gelişmeler temalarında seçilmiş 5 Türkçe ve 5 Almanca röportajdan oluşur. Çözümleme, Koch ve Oesterreicher’in medyallik–kavramsallık yaklaşımı çerçevesinde nitel içerik çözümlemesi ve yakın okuma ile yürütülmüş; sözdizimsel, dil bilgisel, sözcüksel ve pragmatik düzeylerde dolgu sözcükleri, tekrarlar, eksiltili/parataktik yapılar, söylem belirteçleri, ünlemler, parantez içi paralinguistik yansımalar ve doğrudan hitap kodlanmıştır. Kodlama iki aşamada gerçekleştirilmiş, örnekler tabloya aktarılmış ve temalar arası ortaklıklar ile ayrışmalar betimsel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular, yazılı yayın ortamına karşın her iki dilde de belirgin “konuşma etkisi” bulunduğunu göstermektedir. Türkçe röportajlar anlatısal akış, duygusal vurgu ve bağlaç/dolgu yoğunluğuyla yakınlık dili izlenimini güçlendirirken; Almanca röportajlar daha yapılandırılmış örgü, analitik açıklık ve tutum aktarımında modal parçacıklarla öne çıkar. Sonuçlar, kültürlerarası söylem, çeviri ve yabancı dil öğretimine uygulanabilir öneriler sunar. Bu bulgular ayrıca, röportaj türünün metinleştirilme pratiklerini görünür kılar.
This article presents a comparative, discourse-oriented analysis of spoken language features in Turkish and German interview texts. Focusing on how these features are reconstructed in written form, the study builds on Koch and Oesterreicher’s distinction between mediality and conceptuality to examine how orality is preserved or modified in journalistic discourse. The corpus consists of ten thematically matched interviews (five Turkish, five German) drawn from contemporary print and online media. Using qualitative content analysis and close discourse reading, the texts were coded on syntactic, grammatical, lexical and pragmatic levels, with particular attention to fillers, repetitions, ellipses and paratactic structures, discourse markers, paralinguistic insertions, direct address, and (for German) modal particles. Findings show that both languages display strong conceptual orality despite the written medium. Turkish interviews tend to foreground narrative flow, affective stance and frequent filler/connector use that fosters interpersonal proximity. German interviews, by contrast, favor a more structured, analytically framed style in which stance is often conveyed through modal particles and controlled short clauses. The results highlight culturally patterned communication preferences and offer implications for intercultural discourse studies, translation, and foreign-language teaching.