Vakıf Geleneği ve Bursa Vakıfları, Hasan Basri Öcalan,Zeynep Akan Yetişir, Editör, Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür Yayınları, Ankara, ss.55-67, 2025
Vakıflar İslam medeniyeti tarihi boyunca sosyal,
dinî, kültürel pek çok faaliyetin yerine getirilmesi hususunda önemli katkılar sağlamışlardır.
Özellikle yönetici kesimin vakıf kurucuların öncülleri olarak toplumun
şekillenmesinde önemli roller üstlendikleri görülür. Osmanlı’nın ilk başkenti
olan Bursa’da kurulan vakıflar, hem fiziksel anlamda diğer şehirlerin
şekillenmesine örnek olmuş, hem de toplumsal yapının teşekkülüne katkı
sağlamıştır. Bu husustaki öncüller arasında Osmanlı hanedanının kadın üyeleri
de yaptırdıkları hayır eserleriyle hem şehrin silüetinin şekillenmesinde hem de
toplumun özellikle kadın fertlerini teşvik etmek suretiyle sosyal çehrenin renk
kazanmasında pay sahibi olmuşlardır. Bu bağlamda bildiride Bursa’da Osmanlı
padişahlarının eşleri ve kızları olan kadınların Bursa şehrinde tesis ettikleri
vakıflar tespit edilmeye çalışılmıştır. Örneğin Orhan Gazi’nin hanımı Nilüfer
Hatun, şehrin ilk alındığı dönemde yaptırdığı köprü, tekke ve mescidle şehre
Türk-İslam medeniyeti damgasının vurulmasında öncülük ederken, I. Murad’ın
hanımı Gülçiçek Hatun vakfettiği zaviye, aşevi ve inşa ettirdiği türbesiyle bu
geleneğin devam ettirildiğini göstermiştir. Bursa payitaht olmaktan çıktığında
da hem padişahların, hem de aile fertlerinin bu şehre vakıflarıyla katkı
sağlamayı sürdürmeleri dikkat çekicidir. Bursa’da medfûn olan Osmanlı
padişahlarının yanı sıra özellikle ilk saltanatın ilk dönemlerinde eşleri ve
kızlarının da bir kısmının burada gömülü oldukları görülmektedir. Bursa’da
medfûn olan bu hanım sultanların kimler oldukları ve kabirlerinin nerede
bulunduğu da tespit edilmeye çalışılmıştır.