Bir Başka mıdır Benim Memleketim? - Kültürel Kimlik Kadrajının Arkasında: Sınıfsal Mesafeler ve Müşterekleşen Habitatlar


Temel K.

Birikim Dergisi, ss.1-8, 2026 (Hakemsiz Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Kısa Makale
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Birikim Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.1-8
  • Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye’de demografik yapının taşradan kente kaymasına ve tabakalaşma dinamiklerinin köklü biçimde dönüşmesine rağmen sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda ana akım anlatılar bu değişimi ya göz ardı etme ya da kültürel kodlara indirgeme eğiliminde. Yeni Türk Sineması’nın erken Cumhuriyet dönemi romanlarını aratmayan “taşra sadakati” ile popüler dizilerin, kültürel kimlik kutupları (laisist-muhafazakâr) üzerinden şekillenen reyting kaygıları bunun bilinen, popüler örnekleri. Aynı eğilimin siyasal alanda da sürmesini, popüler kültür piyasasındaki ekonomik kaygılara benzer bir pragmatizmle, yani toplumsal farklılaşmanın siyasal davranışlara dönüşmesini önleme kaygısıyla açıklamak mümkün. Ancak bu eğilimin son dönemde Türk sosyal bilimlerinde de yaygınlaşması ve toplumsal grupları kültürelci ve anakronik bir bakışla (dindar ve laik habitus vb.) değerlendirme çabası, bu metnin sınırlarını aşan bir izaha muhtaç görünüyor.

2020’de ilk sezonu yayımlanan ve bu yıl Netflix’in sosyal medya hesaplarında yeni sezonunun gösterime gireceği duyurulan Bir Başkadır, Yeni Türk Sineması’nın taşra sorunlarının dışına çıkarak odağını kentin çeperindeki ve merkezindeki sorunlara kaydırır. Hem Türkiye’nin sınıfsal yapısındaki değişimleri hem de demografik yapının kent lehine dönüşümünü yorumlamak için dizi elverişli bir zemin sunar. Bu yapımdan hareketle, Türkiye'de uzun süre örtüştüğü varsayılan kültürel kimlik ile sınıfsal konum arasındaki bağın (alt sınıf/muhafazakâr veya orta-üst sınıf laisist) çözüldüğünü ve sınıfsal yakınlık ile mesafenin yaşam tarzları üzerinden, sosyal uzamdaki konumlara göre yeniden örgütlendiğini Pierre Bourdieu’nün sınıf fikriyatından yola çıkarak tartışmaya açıyorum. Bourdieu'nün sosyal uzam kavrayışına dayanarak, dizinin kimlik çatışması olarak sunduğu karşılaşmaların, yönetmenin niyetine rağmen, yeni sınıfsal eğilimlerin izlerini taşıdığını iddia ediyorum. Bir sonraki bölümde öncelikle Küresel Kuzey ve Güney ülkelerindeki tabakalaşma dinamikleriyle son dönem Türkiye’de yapılan araştırmaları mukayese ederek memleketin gerçekten özgün, yani bir başka olup olmadığını tartışıyorum. Takip eden bölümde ise Yeni Türk Sineması’ndaki taşra-kent ikiliğini ele alıyor, son bölümde kadrajını kente yönelten Bir Başkadır üzerinden Türkiye’deki yeni tabakalaşma yapılarına odaklanıyorum.