ANLATININ FİLOGENEZİ VE KONUŞMANIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ
Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.27, sa.52, ss.949-962, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 27 Sayı: 52
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.21550/sosbilder.1879731
- Dergi Adı: Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.949-962
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Bursa Uludağ Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, anlatının evrimsel kökenlerinden dijital çağa uzanan dönüşümünü ve bu dönüşümün yüz yüze konuşma pratiği ile doğrudan iletişimin sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerini eleştirel biçimde incelemektedir. Halk bilimi, iletişim sosyolojisi, antropoloji, edebiyat kuramları ve evrimsel psikolojiden beslenen disiplinler arası nitel tarihsel-kültürel analizle; sözlü kültür, yazılı kültür, matbaa kültürü ile modernlik/dijital kültür olmak üzere dört iletişim evresini karşılaştırılmaktadır. Bulgular, iletişim teknolojilerindeki devrimlerin anlatının doğasını ve toplumsal işlevlerini çoğaltıp dolaşımını hızlandırırken, paradoksal biçimde doğrudan diyaloğu zayıflattığını göstermektedir. Dijital ortamda anlatının aşırı üretimi ve görsel baskınlığın, “hakiki” karşılaşmaları azaltarak “konuşmazlık” durumunu ürettiği iddia edilmektedir. Anlatının kurduğu edebî birlik “Pax Litera” olarak kavramsallaştırılmıştır. Buna karşın çalışmada konuşmanın sürdürülebilirliği aktif dinleme, eğitimde diyalog becerileri ve birikim odaklı iletişim programlarıyla yeniden desteklenmesi doğrultusunda nihai öneriler içermektedir.
This research focuses on diet books that produce a variety of discourses about bodies, emotions, and lifestyles. Analyzing these produced discourses with the support of sociology literature and trying to make sense of them within a certain context constitutes the main problem of this research. For this reason, the research tries to analyze how bodily appearances and emotions that are not suitable for the market are excluded by means of diet books. From this point of view, a total of 4 diet books were included in the research and these books were analyzed by using the critical discourse analysis method. As a result of these analyzes, it has been concluded that the discourses produced try to be effective on people’s bodies, emotions, and lifestyles. Moralizing bodily appearance, emotions, and lifestyles is an important condition that makes this effect possible. This research is important in that it tries to contribute to the development of the concept of bio-morality produced by Alenka Zupančič and also aims to fill a gap in the body sociology literature.