Osmanlı tarımında pestisit ve kimyasal gübre (1850-1914)


Arş. Gör. İBRAHİM YUSUF KARAGÖZ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, TARİH, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Cafer Çiftçi

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, modernleşen Osmanlı tarımında pestisitlerin ve kimyasal gübrelerin yaygınlaştırılmasına dair girişimleri incelemektedir. Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren ticarileşmenin ivme kazandığı Osmanlı tarımında, devlet aygıtı, sermaye grupları ve agronomi sahasındaki uzmanların iş birliği neticesinde, azalan toprak verimliliği ve zirai ürünlerin maruz kaldığı fitopatolojik ve entomolojik tehditlerle mücadele kapsamında pestisit ve kimyasal gübre kullanımı bir gereklilik olarak belirmiştir. Özellikle filoksera, mildiyö, külleme ve çekirge salgınları gibi dönemin yaygın tarımsal sorunlarına karşı, Batı'daki bilimsel gelişmeler ve uygulamaların da etkisiyle Osmanlı Devleti'nde de pestisitlerin kullanımına teşebbüs edilmiş ancak başta kronik sermaye sıkıntısı olmak üzere çeşitli yapısal problemler nedeniyle hedeflenen yaygınlık ve etkinliğe kavuşamamıştır. Kimyasal gübrelerin tarımsal üretime entegrasyonu hususunda ise devletin proaktif bir rol üstlendiği gözlemlenmektedir. Halkalı Ziraat Mektebi gibi tarımsal eğitim kurumlarında bu maddelerin kullanımı ve faydaları üzerine yoğunlaşılmıştır. Dönemin Osmanlı ziraî bürokrasisi ve teknokratları nezdinde tarımsal üretimin temel sorunlarına karşı mutlak bir çözüm olarak telakki edilen kimyasal gübrelerin kullanımının teşviki amacıyla, bilhassa yirminci yüzyılın başından itibaren, kimyevi gübre ithal eden şirketlerin de sürece dahil olduğu görülmektedir. Söz konusu şirketlerin finansal desteğiyle hazırlatılan uzman raporları ve dönemin süreli yayınlarında neşredilen tanıtım ve reklam yazıları vasıtasıyla kimyasal gübrelerin faydalarına dair bir farkındalık yaratılması ve bir talep diskuru inşa edilmesi hedeflenmiştir. Devlet ile yürüttükleri müzakereler ve lobi faaliyetleri neticesinde kimyasal gübre ithalatçısı firmaların belirli imtiyazlar ve teşvikler elde ettiği anlaşılmakla birlikte bu maddelerin tarımsal üretimde geniş ölçekli ve sürdürülebilir bir biçimde benimsenmesi ve yaygınlaştırılması idealine ulaşılamadığı tespit edilmiştir. Neticede, bahsi geçen dönemin yapısal kısıtlılıkları ve uygulamada karşılaşılan güçlüklere rağmen geç Osmanlı döneminde sarf edilen bu gayretlerin ve hayata geçirilen politikaların Osmanlı ziraat pratiğinin modernleşmesi ve kimyasallaşması yolunda, gerek pestisit gerekse kimyasal gübrelerin kullanımı ve yaygınlaştırılması çabaları bağlamında, müteakip dönemlere de ışık tutabilecek nitelikte bir öncül birikim ve tecrübe teşkil ettiği aşikardır.