Kültürlenmiş beynin metafiziği: Çağdaş beyin araştırmalarının kıta Avrupası felsefesi açısından yeniden ele alınması


Dr. Öğr. Üyesi VEHBİ METİN DEMİR

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Mehmet Günenç

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Çağdaş beyin araştırmalarının yeni oluşan bir disiplini olan kültürel nörobilim, beynin fonksiyonel ve yapısal olarak gündelik pratiklerimizden ve içinde bulunduğumuz kültürden etkilendiğini göstermektedir. Bu çalışmalar, kültür ile biyolojinin ayrılmaz şekilde iç içe geçtiği, kültürlenmiş beyin kavramını yaratmıştır. Bu kavrama göre, beyin hem biyolojik/doğal hem de kültürel bir birleşimdir. Kültürlenmiş beynin doğa ile kültür arasındaki özel metafizik konumunu değerlendirmek bu çalışmanın hedefidir. Bu tezde nöral plasitisite yoluyla beynin kültürlenmesi olgusunu açıklamak için ikinci doğa kavramına başvurulmuştur. Hegel felsefesinden alınan ikinci doğa kavramı, doğadan kültüre geçişte natüralist olmayan ancak kültürel inşacı da olmayan yeni bir yorumun imkanı olarak teklif edilmiştir. Hegel sisteminde doğadan tine geçişte merkezi rol oynayan alışkanlık kavramı, ikinci doğadır. Bu sistemde doğadan tine geçişin metafizik gerekçeleri ortaya konularak alışkanlığın ikinci doğa olarak burada oynadığı rol gösterilmiştir. Böylelikle ikinci doğa kavramı, düalist olmayan ancak natüralist bir monizme de düşmeyen, yeni bir diyalektik-plastik metafizik üretmek için bir çözüm olarak önerilmiştir. Böylelikle medeniyetten bağımsız evrensel bir insan doğası olmadığı ve natüralizmin insan doğasını anlama konusunda sınırlı olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Son olarak Hegel felsefesinin plastik doğası ile çağdaş nörobiyolojinin plastisite fikri diyaloğa sokularak natüralist olmayan materyalist bir ontoloji ve bir eleştirel teori önerisi yapılmıştır.