Caydırıcılık ve Rehabilitasyon Bakımından Hapis Cezasının Suça Etkisi ve Ceza Popülizmi


Arş. Gör. Dr. ŞERİF AHMET ÖZTÜRK

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, HUKUK FAKÜLTESİ, KAMU HUKUKU, Türkiye

Tez Danışmanı: Zeynel Temel Kangal

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Hapis cezasının tartışmasız görülen meşruluğu ve etkinliği, günümüzde yeniden sorgulanmayı hak etmektedir. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde cezanın tanımı ve özellikleri verilmiş, amacı üzerinde durulmuş ve özellikle ölçülülük ilkesi çerçevesinde yürütülen tartışmalar incelenmiştir. Cezanın amacına ilişkin tartışmaların karma teorilerle sonlandırılmaya çalışıldığı ve kabul edilen amacın pratik önemini büyük oranda kaybettiği günümüzde, cezanın amacının tür ve miktarı üzerindeki etkisi tekrar ele alınmalıdır.

Çalışmanın ikinci bölümünde caydırıcılık ve rehabilitasyon teorileri, tarihi ve teorik açıdan incelenmiş, hedefleri üzerinde durulmuş ve bu hedeflere ulaşmak amacıyla başvurulan yollara değinilmiştir. Ardından her iki teorinin etkinliğini test eden saha çalışmalarının genel bir değerlendirmesi yapılarak hapis cezası bakımından her iki teorinin de beklentileri karşılamaktan uzak olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Şu halde tekerrür düşüşü sağlama hedefine ulaşamayan hapis cezasının rehabilitasyon veya özel önleme ile meşrulaştırılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Üçüncü ve son bölümde popülizm ve ceza popülizmi kavramları üzerinde durulmuş, ceza popülizminin ceza adaleti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Türk ceza adaletinin özel olarak değerlendirildiği bölümde, özellikle 2005’teki ceza adaleti reformu sonrası yaşanan süreçte ceza popülizminin etkisine ve ceza kanunları ile infaz kanunlarında yaşanan değişimlerin birbirine karşıt yollar izlemesine dikkat çekilerek ceza adaletinde bir ikili yapı kurulduğu tezi ortaya atılmıştır. Ceza adaletine olan güvendeki azalma ve yaşanan ahlaki panikler sonucunda ceza kanunlarında öngörülen suç sayısı ve cezalar artırılmakta, infaz aşamasındaysa hemen her zaman bir yumuşama eğilimi görülmektedir. Çalışmada son olarak, anılan sürecin sona ermesi adına atılabilecek adımlar üzerinde durulmuş ve sürdürülebilir bir ceza adaleti kurulması için önerilerde bulunulmuştur.