Epistemik Adaletsizlik Üzerine Bir Tartışma


Dr. Öğr. Üyesi ELİF MADAKBAŞ GÜLENER

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Türkiye

Tez Danışmanı: Zeynel Abidin Kılınç

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu çalışmanın amacı, Miranda Fricker'ın sosyal epistemoloji içinde konumlandırdığı fakat feminist epistemoloji ve erdem epistemolojisi ile de ilişki kurduğu "epistemik adaletsizlik" kavramı üzerinden politik bir tartışma yürütmektir. Epistemik adaletsizlik kavramı, farklı kavramlarla (epistemik görmezden gelme gibi) ve teorik çerçevelerle (iletişimsel eylem teorisi, kamusal alan teorisi, eleştirel ırk teorisi vb.) halihazırda ilişkilendirilmektedir. Kavramın bir teori ile desteklenmesi gerektiği eleştirisinden yola çıkılarak, kavrama uygun teorik bir çerçevenin ya da çerçevelerin nasıl bir zemin üzerine oturacağı/oturabileceği sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla –teoriyi öncelemesi ve onun sınırlarına ilişkin imalarda bulunması nedeniyle- ontolojinin temel tartışma alanlarından yardım alınmıştır. Epistemik adaletsizlik" kavramı Fricker'ın tüm çalışmaları dikkate alınarak incelenmiş; Fricker'ın "çoğulculuğa sahip fakat aklı, normatif olanı ve etiği bir kenara bırakmayan" bir düşünce içerisinde söz konusu kavrama ulaştığı görülmüştür. Bu nedenle epistemik adaletsizliğin destekleneceği zeminin eleştirel teori kadar pragmatizmden de beslenmesi gerektiği düşünülerek bir eleştirel-pragmatist yaklaşım gerekliliğinin altı çizilmiştir. Eleştirel teori ve pragmatizmin bir araya gelişine yönelik pek çok sentezden bahsedilerek özellikle Dewey ve Habermas'ın ön plana çıktığı tartışmalarda Habermas'ın çizgisinin takip edilmesine karar verilmiştir. Çalışmada feminist bir perspektif tercih edildiğinden, Habermas'ın feminist okumaları içinde Benhabib'in argümanlarının çoğulculuğa açık fakat merkeze aklı koyan bir anlayışa bağlı kaldığı için epistemik adaletsizlik kavramını besleyebileceği düşünülmüştür. Eleştirel teori ve pragmatizmin birlikteliğinin hem teorik hem pratik olanı eşit derecede vurgulaması gerekliliğinden ötürü disiplinlerarasılığın kaçınılmaz olduğu vurgulanmıştır. Temelde politik bir tartışma yapılmak istendiğinden bu disiplinlerarasılık politik teori ve epistemoloji arası işbirliği olarak kendini göstermiştir. Hem Habermasçı çizgiye uyması hem de iktidar pratiklerini tartışmaya açması nedeniyle feminist ve sosyal epistemoloji pragmatik bir açıdan ele alınmıştır. Epistemik adaletsizlik için böylece eleştirel-pragmatist bir yaklaşım, feminist bir perspektif ve disiplinler arası bir duruş hazırlanmaya çalışılmıştır. Yaklaşım-perspektif-duruş üçgeninden hareketle politik ontoloji (eleştirel ve pragmatik), sosyal ontoloji (eleştirel ve pragmatik) ve feminist ontoloji (feminist perspektif) içindeki temel tartışma soruları belirlenmiştir: dikotomilere bakış, iktidar ilişkileri, birey-yapı ilişkileri, toplumsal cinsiyet ve bedenin ele alınışı, sosyal bilimlerin konumlanışı. Her bir soru Benhabib ve Fricker'ın argümanları ile karşılaştırmalı olarak ele alınmış; bu iki ismin birbirlerini hangi noktalarda benzerlikleri ile destekledikleri; hangi noktalarda ise farklılıkları ile birbirlerini tamamladıkları görülmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak Fricker'ın çerçevesini genişletecek ismin Benhabib olmasının en önemli nedeninin abdüktif akıl yürütmeyi tercih etmesi olduğuna değinilmiştir. Aynı zamanda eleştirel teori ve pragmatizm birlikteliği için çeşitli isimlerin bir araya getirilmeye çalışıldığı listeye Miranda Fricker ve Seyla Benhabib birlikteliğinin de eklenebileceği önerilmiştir.