Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ, SOSYOLOJİ, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof.Dr. Hüsamettin Arslan
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Bu tezi destekleyen bir program bulunmamaktadır
Özet:
Bu metinde, Batı düşünce dünyasında tartışılan fakat ülkemizde pek tartışılmayan insan sorunu’nu ele aldık. Batı literatüründe özellikle Michel Foucault bu sorunu Modernitenin doğuşuyla tarihlendirmektedir; bu da modernite öncesi insan sorunu diye bir sorunun olmadığı anlamına gelmektedir. Biz de bu metinde genel olarak ilkçağ’dan itibaren insanı ele alarak modern döneme kadar insan’ın düşünce tarihindeki konumunu tartıştık. Bu nedenle, ilk olarak ilkçağ düşüncesinde insanın konumunu ele aldık; ilk çağda, düşüncenin merkezinde Doğa yer almaktadır, bu nedenle insan, doğada yaşayan diğer canlı varlıklardan biri olarak görülmüş yalnızca “akıl” ve “logos(söz)” sahibi bir varlık olarak hayvanlardan farkı ortaya konmuştur. Ortaçağa gelindiğinde düşüncenin merkezinde Tanrı yer alır; bu dönemde insan doğuştan suçlu eksik, kusurlu ve günahkar olarak görüldüğü için yapması gereken en temel şey, Tanrının rızasını kazanmak için onu anlamaktır. Bu dönemde insan’ın konumu kutsal metinlerce belirlenmiştir: İnsan işlediği günahtan ötürü dünyaya atılmış varlıktır! Müteakip düşünce tam da bu iki düşünceyi karşı karşıya getiren ve İnsanı merkeze alan Rönesans dönemidir. Rönesans’ın etkisiyle birlikte güçlü bir Kilise/din eleştirisini gerçekleştirecek Reform dönemi doğmuştur. Fakat başlangıçta aynı şey için mücadele veren iki düşünce hareketi kısa sürede birbiriyle ihtilafa düşmüştür. bu ihtilafla birlikte modern döneme girildiğinde İnsan “her şeyin ölçüsü” konumuna yükselmiştir! Yeni konumunda insan, Hümanizmle birlikte düşüncenin hem öznesi hem de nesnesi konumundadır. Ve insanın bu yeni konumu aslında sorun’un vuku bulduğu yerdir. Michel Foucault’ya göre bu özne modern bilgi-iktidar teknolojileri tarafından yeniden üretilmektedir; bir bakıma sorun toplumun tüm kurumları tarafından pekiştirilmektedir.