Akciğer rezeksiyonları sonrası telafi edici akciğer büyümesinin erken dönem klinik, laboratuvar, radyolojik ve patolojik bulgularının araştırılması: Deneysel çalışma


Arş. Gör. Dr. CEREN DOLU

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, VETERİNER FAKÜLTESİ, KLİNİK BİLİMLER, Türkiye

Tez Danışmanı: Hakan Salcı

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Bu tezi destekleyen bir program bulunmamaktadır

Özet:

Farklı akciğer rezeksiyonlarından sonra kalan akciğerde oluşan telafi edici akciğer büyümesine (TEAB) ilişkin bulgular karşılaştırıldı. Onbeş tavşana grup 1’de (GRI) sol cranial lobektomi, grup 2’de (GRII) sol cranial ve orta bilobektomi, grup 3’te (GRIII) sol pnömonektomi yapıldı. Pre- ve postoperatif 1, 7 ve 30. günlerde klinik, radyolojik incelemeler ile laboratuvar analizleri gerçekleştirildi. Sakrifikasyon sonrası kalan akciğerler patolojik olarak incelendi. Verilere istatistik uygulandı. GRII’nin 7. günde RBC değerlerindeki artış 30. günde referans aralığındaydı. GRIII’te postoperatif 1. günde SpO2 ve pO2 normalken, pCO2 ve HCO3 düşüktü. GRIII’te şiddetli mediastinal kayma saptandı. Yeni alveol septumu, respiratuvar bronşiyol dalları, intraasiner hava yolları ile alveol kapillerleri GRIII’te fazlaydı. GRI ve GRIII arasında 30. günde mediastinal kayma için anlamlılık vardı (p=0,001). GRIII’te diğer gruplara göre Tip II pnömosit proliferasyonu için anlamlı fark belirlendi (p=0,043). Bronş epiteli proliferasyonu için GRI ile GRIII (p=0,003) ve GRII ile GRIII arasında (p=0,032) anlamlı fark belirlendi. Alveol kapilleri proliferasyonu yönünden GRI ile GRIII (p=0,005) ve GRII ile GRIII arasında (p=0,038) anlamlı fark mevcuttu. SF-D immunoekspresyonu için GRI ile GR II (p=0,032) ve GRI ile GRIII (p=0,003) arasında anlamlı fark vardı. İntraasiner hava yollarındaki artış (p=0,005) ve respiratuvar bronşiyol proliferasyonu (p=0,004) için GRIII ve diğer gruplar arasında anlamlı fark saptandı. SF-A immunoekspresyonu için GRI ile GRIII (p=0,003) ve GRII ile GRIII (p=0,032) arasında anlamlı fark bulundu. Sonuç olarak, akciğer rezeksiyonunda (lobektomi, bilobektomi ve pnömonektomi) oluşan akciğer doku kaybı arttıkça TEAB’ye ait bulguların daha belirginleştiği görülmektedir.