Sağlık Durumları ile Hastalık Temsilleri ve Üst-bilişsel Yapılar Arasındaki İlişkilerin Fennell’in Hastalık Evre Modeli Çerçevesinde İncelenmesi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Nuran Aydemir
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)
Özet:
Fennell Dört Evre Modeli (FDEM), kronik hastalığı olan bireylerin kriz, stabilizasyon, çözülme ve bütünleşme olmak üzere dört evreden geçerek hastalığa uyum sağladıklarını, duygusal zorlanmalar başta olmak üzere birçok psikolojik değişkenin de bu evrelere göre farklılaştığını önermektedir. Ayrıca kronik hastalıklara eşlik eden duygusal zorlanmaların mekanizması araştırılmakta ve güncel yaklaşımlar bu zorlanmaların hastalık temsillerinin ötesinde üst bilişsel inançlarla açıklanabileceğine işaret etmektedir. COVID-19 sürecinde yürütülmüş bu çalışmada Tip 2 diyabet hastaları için FDEM’in geçerliği değerlendirilmiş ve hastalık temsilleri, üst bilişsel inançlar, semptom kontrolüne dair üst bilişler, kaygı ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkiler COVID-19 korku ve duyarlık düzeyi dikkate alınarak
incelenmiştir.
Araştırma örneklemini 153 Tip 2 diyabeti olan yetişkin birey oluşturmuştur. Veriler Fennell Evre Envanteri, Kısa Hastalık Algısı Ölçeği, Üst bilişler Ölçeği-30, Semptom Kontrolü Hakkındaki Üst Bilişler Ölçeği-Kısa Form, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, COVID-19 Önleyici Davranışları için Korunma Güdüsü Kuramı Ölçeği ve sosyodemografik ve tıbbi bilgi formu kullanılarak toplanmıştır.
Bulgular bireylerin sosyodemografik değişkenlerinin evrelere göre farklılaşmadığını; hastalık temsilleri, üst bilişler, semptom kontrolüne dair üst bilişler, depresyon ve kaygı düzeyleri için farklılaştığını göstermiştir. Bildirilen bu değişkenler için anlamlı farklar daha çok kriz ve bütünleşme evreleri arasında gözlenmiştir. Cinsiyet, daha önceki psikiyatrik hastalık varlığı, aylık gelir, COVID-19 korkusu ve hastalık temsilleri kontrol edildikten sonra üst bilişler hem depresyon hem de kaygı düzeylerini daha fazla yordamıştır.
Çalışmanın sonuçları Tip 2 diyabet hastalarında hastalığa uyum evrelerinin önemli olabileceğini ve müdahalelerde dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir. Ayrıca depresyon ve kaygı düzeylerinin düzenlenmesinde hastalık temsillerinin doğrudan hedef alınması yerine, üst bilişlerin de hedeflenmesinin faydalı olabileceği söylenebilir.