Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, İktisat, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof.Dr.M.Ozan Başkol
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Beyin göçü kavramı, ilk olarak 1960'larda İngiltere'den ABD’ye ve Kanada'ya göç eden bilim insanlarını ve teknoloji uzmanlarını ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Beyin göçü, yüksek eğitimli bireylerin kendi ülkelerinden ayrılmalarını ifade eder ve bir ülkenin beşeri sermayesiyle doğrudan ilişkilendirilmektedir. 1960'lı yıllardan itibaren, başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, nitelikli göçmenleri kendilerine çekebilmek amacıyla seçici göç politikaları benimsemiş ve uygulamıştır. Bu ülkelerin en önemli çekim gücü ise ekonomik ve sosyal imkanları olmuştur. Türkiye'deki göç hareketi, 1960'larda Avrupa'ya yönelik yarı nitelikli ve niteliksiz işçi göçü ile başlamıştır. Türkiye’deki beyin göçü 1970'ler ve 1980'lerden sonra başlasa da 1990'lar ve 2000'lerden itibaren artış göstermiştir. Türkiye'deki beyin göçü, özellikle ABD'ye yönelmiş ve Avrupa da hedef ülkelerden biri olmuştur. Bu çalışmanın amacı, beyin göçü ve beşeri sermaye ilişkisini Türkiye özelinde ele almaktır. Bu doğrultuda, 1984-2022 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Bai ve Perron yöntemi ile beyin göçü ve beşeri sermaye arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, beyin göçüne neden olan ekonomik ve kurumsal faktörlerini içeren iki ayrı model tahmin edilmiştir. Model tahminlerinden elde edilen bulgular, yapısal kırılma yıllarının 1994 ve 2006 olduğunu göstermektedir. 2006-2022 yılları arasında beşeri sermayedeki artışın, beyin göçünde de bir artışa neden olduğu tespit edilmiştir. Bulgular, beyin göçünü etkileyen en önemli faktörün ekonomik faktörler olduğunu ve tüm alt dönemlerde kurumsal faktörün de beyin göçü üzerinde belirgin bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Eğitim harcamalarının ise tüm alt dönemlerde beyin göçü üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu bulunmuştur.