Pediatrik ve Erişkin Hastalarda Kolesteatom Aktivitesinin Proliferasyon, Anjiogenez ve Apoptoz Belirteçleri ile Değerlendirilmesi
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Taner Kemal Erdağ
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Amaç:
Bu çalışmada pediatrik ve erişkin hastalarda kolesteatomun biyolojik aktivitesi, klinik özellikleri ile karşılaştırılarak araştırıldı.
Yöntem:
Çalışmaya 1993-2013 yılları arasında kolesteatomlu otitis media nedeniyle mastoidektomi uygulanmış 61 hasta dahil edildi. Hastaların klinik ve cerrahi özellikleri, takip süreleri ve kolesteatom nüksleri hasta dosyaları incelenerek belirlendi. Histopatolojik incelemeler, hastalardan cerrahi sırasında alınmış ve parafin bloklarında arşivlenmiş dokulardan hazırlanan yeni kesitler üzerinde yapıldı. Kolesteatomun klinik aktivitesi ‘Orta Kulak Risk İndeksi’ (OKRİ), ‘Austin-Kartush Sınıflaması’ (AK) ve nüks oranları ile değerlendirildi. Kemik erozyonunu değerlendirmek için orta kulak kemikçikleri, tegmen, fasiyal kanal ve lateral semisirküler kanalda (LSSK) gelişmiş kemik defektlerini içeren ‘Kemik Skoru’ (KS) oluşturuldu. Kolesteatomun biyolojik aktivitesini değerlendirmek için epitel kalınlığı, Ki-67, kaspaz-3 ve CD-31 immünohistokimyasal boyamaları yapıldı.
Bulgular:
Çalışmaya 25 pediatrik ve 36 erişkin toplam 61 hasta dahil edildi. Ortalama takip süresi 27,2 ay saptandı. Ortalama %27,9 nüks gelişimi izlendi. Pediatrik grupta %44 ve erişkin grupta %16,7 oranında nüks kolesteatom tespit edildi (p:0.019). OKRİ, AK ve KS erişkin grupta daha fazla saptanmasına karşın bu farklar istatistiksel 6 olarak anlamlı bulunmadı. Histopatolojik veriler incelendiğinde epitel kalınlığı ve Ki-67 erişkin, CD-31 ise pediatrik hasta grubunda istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksek saptandı (sırasıyla p:0.009, p:0.01 ve p:0.037). Korelasyon analizlerinde OKRİ, AK ve KS’lerinin birbirleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon elde edildi (herbiri için p:0,001). Histopatolojik veriler karşılaştırıldıklarında sadece Ki-67 ve epitel kalınlığı arasında pozitif anlamlı korelasyon elde edildi.
Sonuç:
Kolesteatom nüksü pediatrik hastalarda ve kolesteatomun hiperproliferatif
özelliği erişkin hastalarda daha belirgin saptandı. Bu bulgular pediatrik hastalarda
kolesteatomun agresif seyrinin histopatolojik özelliklerden kaynaklandığı görüşünü
desteklememektedir.