Immünomodülatör özellikteki yeni sitokinlerin Bruselloz enfeksiyonlarında değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Uludağ Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PINAR HIZ

Danışman: FERAH BUDAK

Özet:

Bruselloz dünya çapında yaygın olarak görülen zoonotik bir hastalıktır ve Brucella bakterisi ile konak arasındaki etkileşimler hastalığın seyri açısından oldukça önemlidir. Sitokinler anti-bakteriyel immünitede rol oynayan önemli mediatörlerdir. Günümüzde tanımlanmış yeni sitokin grupları birçok farklı hastalık modelinde immünomodülatör özellikleri açısından değerlendirilmiştir. Bu yeni sitokin grupları ile bruselloz hastalığı arasındaki bağlantıya dair henüz bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı, yeni immünomodülatör sitokin gruplarının (IL-35, IL-36, IL-37, IL-38, IL-39) Brucella enfeksiyonlarında değerlendirilmesi ve hastalığın kronikleşmeye gidişindeki etkilerinin incelenmesidir. Bu çalışmada, yeni sitokin gruplarının (IL-35, IL-36, IL-37, IL-38, IL-39) bruselloz enfeksiyonundaki etkinliği, serolojik ve moleküler yöntemler kullanılarak incelenmiştir. Çalışma için, 40 sağlıklı kontrol, 40 akut ve 40 kronik bruselloz hastasından 20'şer ml kan örneği alınmıştır. Hasta ve sağlıklı kontrollerin serumlarındaki IL-35, IL-36, IL-37, IL-38 ve IL-39 sitokin seviyeleri Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) yöntemi ile tespit edilmiştir. Periferik kan mononükleer hücre (PKMH)'lerinde ise bu sitokinleri belirleyen transkripsiyon faktörlerinin ekspresyonları gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ile çalışılmıştır. Çalışmamızda her bir sitokin grubuna ait genlerin (Ebi3/IL-12A, IL-36G, IL-37, IL1F10, Ebi3/IL-23A) ekspresyon seviyelerinde anlamlı bir farklılık saptanmazken, hem pro-enflamatuvar (IL-36, IL-39) hem de anti-enflamatuvar (IL-35, IL-37, IL-38) özellikteki sitokinlerin serum düzeylerinin, hasta gruplarında sağlıklı kontrollere oranla azaldığı görülmüştür. Bu durum Brucella bakterisinin bu sitokin gruplarının ekspresyonunu baskıladığını düşündürmektedir. IL-35 ve IL-37 sitokin seviyeleri kronik grupta akut gruba göre anlamlı olarak artmıştır. Anti-enflamatuvar özellikteki bu sitokinlerin kronik vakalarda artmış olması hastalığın kronikleşmeye gidişinde önemli rol oynayabileceklerini düşündürmektedir.