Avrupa Birliği'nin uluslararası uyuşmazlıklara müdahale yetkisi: Kosova örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Uludağ Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞENOL DÜLGER

Danışman: KAMURAN REÇBER

Özet:

AB'nin askeri ve siyasi kapasitesinin önündeki engellerin anlatıldığı, daha sonra bu hususların Kosova sorunu esnasında karşılaşılan pratiğinin aktarıldığı bu çalışmada görülmektedir ki AB üyesi devletler egemenlik olgusuna büyük önem atfetmekte ve bu egemenlik yetkilerini kaybetmek istememektedirler. Bu durum, üyelerin gerçekleştirdikleri eylem ve işlemler dikkate alındığında da görülebilmektedir. Üye devletler bir yandan uluslarüstü yapılanmaya doğru giderken başka alanlarda bunun tersi yönde bir hareketi gerçekleştirmektedirler. Örneğin üye devletler gümrük birliği konusundaki egemenlik yetkilerini devrederek uluslarüstü bir yapılanmaya gitmişlerdir; ancak dış politika konusunda bu türden bir egemenlik devrinden söz edilememektedir. Aksine, üyeler bu alandaki yetkilerini kendilerine saklamaktadır.AB üyesi devletlerin Birliğin yapısına ilişkin bundan sonraki tutumları önemlidir. AB'nin dış politika alanında tesis ettiği kararların genellikle oybirliğiyle ve sadece üye devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı AB Konseyi'nde alındığı düşünülürse; AB'nin bu alanda klasik bir uluslararası organizasyondan farklı olamadığı görülecektir. Komisyona burada yeni görevler verilip verilmeyeceği ile bundan sonra dış politika alanında üye devletlerin Birliğe ne kadar yetki tanıyacağı önemli bir husustur.Öte yandan AB, ekonomik anlamdaki gücünün yanı sıra BM kararlarına istinaden kendisine verilebilecek askeri görevleri diğer uluslararası kurumlardan bağımsız olarak gerçekleştirmeye muktedir olmayı hedefliyorsa, bu alandaki kapasitesini arttırması ve mevzuatını buna uygun hale getirmelidir. Barış, demokrasi, insan hakları ve kalıcı barış gibi kavramları kurucu andlaşmalarında işleyen AB'nin kendi kıtasındaki güvenlik sorunlarına müdahale konusunda hareketsiz kalmasının nedenlerini incelemek gerekmektedir. NATO ile AB'nin üyelerinin büyük oranda örtüşmesi, BM'nin olası bir görevlendirmesi durumunda Birliğin önünü tıkayan bir unsurdur. Üyelerin dış politika ve güvenlik alanın Birliğe daha fazla yetki vermesi, AB'nin uluslararası arenada birlik olarak hareket etmesini sağlayacağı için prestij arttırıcı da olacaktır.Aynı şekilde AB içerisinde ortak bir dış politika geliştirilmesinin önünde de bazı engeller bulunmaktadır. Bunlar sadece mevzuata ilişkin değil, aynı zamanda üye ülkelerin dış politika konularına yönelik tutumlarıyla ilgilidir. Bu çalışmanın konusu olan Kosova konusunda da durum bu şekilde olmuştur. Kosova'ya müdahale öncesinde ve sırasında ortak hareket edemeyen Birlik üyeleri, Kosova'da kurulan özel yönetimde bazı görevler üstlenmişlerdir. Diğer taraftan kendi devlet ülkelerindeki azınlıklarla sorun yaşayan ülkeler, Yugoslavya'nın parçalanarak yerine yeni devletler kurulmasına karşı çıkmışlar, tanınma konusunda da olumsuz birer kampanya başlatmışlardır. Kosova'nın bağımsızlık ilanı, Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirildiği için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından; ülkedeki Katalan ve Bask azınlığa örnek teşkil edeceği düşüncesiyle İspanya tarafından kabul edilemez bulunmuştur.