Glisirretinik asit türevi olan soloksolon metil'in meme kanseri hücreleri üzerindeki sitotoksik ve apoptotik etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Uludağ Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PINAR ALPER

Danışman: FERDA ARI

Özet:

Kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en önemli nedenlerinden olan meme kanserinin tedavisinde doğal bileşiklerden elde edilen çeşitli kemoterapötik ajanlar kullanılmaktadır ve yeni ilaç geliştirme çalışmalarına devam edilmektedir. Glycyrrhiza glabra (meyan kökü) bitkisinin sekonder metaboliti olan Glisiretinik asitin potansiyel bir antikanser ajan olduğu daha önce yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Bu tez çalışmasında, Rusya Bilim Akademisi, Kimyasal Biyoloji ve Temel Bilimler Enstitüsü'nde sentezlenen, Glisiretinik asitin yarı sentetik bir türevi olan Soloksolon metil bileşiğinin sitotoksik ve apoptotik etkileri insan meme kanseri hücre soylarında (MCF-7, MDA-MB-231 ve T-47D) araştırılmıştır. Soloksolon metil'in hücre canlılığı üzerine olan etkisi (24 ve 48 saat) MTT ve ATP canlılık testleriyle belirlenmiştir. Hücrelerde ölüm modunu (apoptoz ve nekroz) belirlemek amacıyla floresan boyama (Hoechst 33342 ve propidyum iyodür) ve kaspazla kırılmış sitokeratin 18 (M30) metodları kullanılmıştır. Buna ilaveten apoptozis, gen (PCR yöntemi) ve protein (Western Blot) düzeyinde araştırılmıştır. Soloksolon metil'in her üç hücrede doza ve zamana bağlı olarak hücre canlılığını azalttığı, 48 saat sonrasında IC50 değerleri MCF-7, MDA-MB-231 ve T-47D hücrelerinde sırayla 4,22 µM, 5,97 µM ve 6,18 µM olarak belirlenmiştir. Hücrelerde Soloksolon metil'in 10 µM dozunun, 24 ve 48 saat sonrasında erken apoptoza (piknotik nükeus ve propidyum iyodür negatifliği); 72 saat sonrasında geç apoptotik/sekonder nekroza (piknotik nükleus ve propidyum iyodür pozitifliği) neden olduğu gözlenmiştir. MCF-7 ve MDA-MB-231 hücrelerinde Soloksolon metil etkisiyle apoptotik gen ekspresyonlarının arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca MDA-MB-231 hücre soyunda apoptotik proteinlerin yanı sıra endoplazmik retikulum stresiyle ilişkili proteinlerin (IRE1-α, Bip, CHOP) artışı da belirlenmiştir. Sonuç olarak, Soloksolon metil bileşiğinin MCF-7 ve MDA-MB-231 hücre soyları üzerine olan etkisinin sitotoksik etkisini apoptozis üzerinden gerçekleştirdiği, özellikle MDA-MB-231 hücre soyunda endoplazmik retikulum aracılı apoptozis yolağından ilerlediği belirlenmiştir. Alınan sonuçlar Soloksolon metil'in meme kanseri tedavisinde etkili bir ajan olabileceğini ileri analizlerin (in vitro ve in vivo) yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.