Alfred Jules Ayer'ın doğrulama ilkesinin din diline etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ergin Ögcem

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Din dili'nin çeşitli söylem tarzları, beşeri literatürden alınarak, kutsal varlıklara göndermede bulunmak için kullamlmaktadır. Kutsal ile ilgili konuşma imkanının beşeri tecrübenin ürünü olan argümanlardan seçilmesi, kutsal ve dolayısıyla aşkın olanla sorunu bulunan çevreler için iyi bir eleştiri malzemesi olmuştur. Özellikle on sekizinci yüzyılda başlayıp, yirminci yüzyılın ortalarına kadar etkinliğini arttırarak muhafaza eden pozitivistler bu durumu bahane ederek dine ve onun söylem biçimine ağır eleştirilerde bulunmuşlardır. Viyana Çevresi filozofları, özellikle de Alfred Jules AYER, geliştirmiş olduğu "Doğrulama İlkesi" vasıtasıyla, Din' i ve ileri sürdüğü bildirimleri, salt dini içerikli metinlerin kullandığı dilin, objesi ile ilgili münasebetinden dolayı yok sayma noktasına gelmiştir. Halbuki din de, insana ait diğer ürünler gibi, toplumun kültürüne ait bir unsurdur. Bu nedenle dini söylemin de anlaşılabilir, inanılır ve kabul edilebilir bir boyutu vardır. Toptancı ve tek perspektifli, kuralcı bir mantıkla reddetme girişimi objektif, benimsenebilir bir yaklaşım değildir. Böyle statükocu, sığ bakış açışım aşmak ve herhangi bir din dilini anlayabilmek için, bu din dilinin kullanıldığı toplumun kültürü içerisindeki yaşam tarzlarına, buradan da değişik kullanım paradigmalarına; dolayısıyla derin gramerine müracaat etmek gerekir.